Atatürk İlkeleri ve Gerçekleştirilen İnkılaplar

Atatürk İlkeleri ve Gerçekleştirilen İnkılaplar

Atatürk ilkeleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini oluşturmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti‘nin temel taşı olan bu ilkeler, ilkelere bağlı olarak gerçekleştirilen inkılaplarla temeli daha da güçlendirilmiştir. Bununla birlikte temel ilkeler, Atatürk’ün kurduğu ve ölünceye kadar başkanlığını yaptığı Cumhuriyet Halk Partisi‘nin programında yer almıştır. Bu ilkeleri ve inkılapları tek tek açıklayalım.

 

Cumhuriyetçilik

Cumhuriyetçilik, devletin siyasi rejimi olarak cumhuriyet yönetimini benimsemek, onu korumak ve yaşatmaktır. Cumhuriyetçilik yönetimde eşitliği savunur. Bu özelliği ile Halkçılık ilkesiyle ilişkilidir. Cumhuriyetçilik; teokratik, monarşik, saltanat yönetimlerine karşıdır. Millet egemenliğine dayanır (Yöneticiler, halkın oyu ile seçilir). Cumhuriyetçilik, demokrasiyi amaçlar. Cumhuriyetçilik, milli bağımsızlığa ve ulusal egemenliğe büyük önem verir. Cumhuriyette bir anayasa ve kanun üstlüğü anlayışı vardır. Çoğunluğu öngörür.

 

Ulusal Egemenliğe Geçiş Aşamaları

TBMM’nin açılması ulusal egemenliğe geçiş aşamasının ilk adımıdır. Saltanatın kaldırılması ile Cumhuriyet’in ilanı gerçekleştirilmiştir. Halifeliğin kaldırılmasıyla da 1921 ve 1924 Anayasaları yapılmıştır. Siyasi partilerin kurulması ve çok partili denemeler geçiş aşamalarından biridir. Kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması ve seçmen olabilmek için vergi verir olma şartının kaldırılması da ulusal egemenliğe geçiş aşamaları arasında bulunmaktadır.

 

Milliyetçilik

Atatürk’e göre milliyetçilik, bir duygu ve vicdan işidir. Dini ve dili ne olursa olsun, kendini Türk sayan ve Türk olarak yaşayan herkes Türk’tür. Atatürk bunu, “Ne mutlu Türküm diyene” sözüyle belirmiştir. Milliyetçilik, daha çok millet bireylerini devletine ve mensubu olduğu milletine karşı sorumluluklarını ortaya koyan bir ilkedir. Milli birlik ve beraberliği sağlama amacı vardır. Millet ve ülke çıkarlarını, ülke bütünlüğünü korumak için faaliyet gösterir. Irk ve dil ayrıcalığına yer vermemek prensipleri vardır. Milliyetçilik; vatanın bütünlüğünü ve milletin bağımsızlığını her şeyin üstünde tutar. Milliyetçilik, her ne sebeple olursa olsun, milletin bölünmesine ve parçalanmasına karşıdır.

 

İlgili İnkılaplar ve Faaliyetler

  • Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’nun kurulması
  • TBMM’nin açılması
  • Kabotaj Kanunu’nun çıkarılması
  • İzmir İktisat Kongeresi’nin toplanması
  • Merkez Bankası’nın açılması
  • Türk Parasını Koruma Kanunu’nun kabulü
  • Koruyucu Gümrük Yasası’nın kabulü
  • Türk Tarih Tezinin ortaya atılması
  • Kurtuluş Savaşı

 

Halkçılık

Halk, bir ülkede belli bir zaman içerisinde oturan, o ülkeyi vatan bilen çeşitli meslek ve çalışma gruplarının meydana getirdiği insanların bütünüdür. Halkçılığa göre Türk toplumunda hiçbir zümreye ve sınıfa ayrıcalık tanınmaz. Halkın bütün fertleri, kanun önünde eşittir. Herkes, devlet hizmetlerinden yararlanma hakkına sahiptir. Halkçılık anlayışı, milli egemenliği esas alır. Halkçılık, demokrasiyi öngörür. Halkın kanunlar önünde eşit olması ve halkın devlet yönetiminde söz sahibi olması, bu anlayışın bir sonucudur. Halkçılık; devletin halkına karşı görevlerini ortaya koyan bir ilkedir. Halkıçılık; halkın kendi kendini yönetmesi özelliği ile cumhuriyetçiliğin, vatandaşın refahı ve mutluluğu için çalışma prensibiyle milliyetçiliğin doğal bir sonucudur.

 

İlgili İnkılaplar

  • Kılık Kıyafet Şapka Kanunu’nun kabulü
  • Soyadı Kanunu’nun kabulü
  • Halkevlerinin açılması
  • Medeni Kanun’un kabulü
  • Millet Mektepleri’nin açılması
  • Kadınlara siyasal haklar verilmesi
  • Tekke, zaviye, türbelerin kapatılması
  • Aşar (öşür) vergisinin kaldırılması
  • Türkçe sözlük hazırlanması

 

Laiklik

Laiklik; yönetim, sosyal, adli ve eğitim alanlarında bir dinin kurallarının değil aklın ve bilimin belirleyici olmasıdır. Laiklik devlet anlayışında devletin resmi bir dini yoktur. Devlet her inanç inançsızlığa eşit mesafededir. Bu durum laiklik ilkesinin Halkçılık ile bağını da ortaya koymaktadır. Laiklik ilkesi ile din ve vicdan özgürlüğü güvence altına alınmıştır. Laiklikte vatandaşlar, her çeşit dine inanmada serbest bırakılmıştır. Laiklik ilkesinin kabul edilmesiyle cumhuriyet yönetimi ve Türk toplumu modern bir yapıya kavuşturulmuştur. Cumhuriyet ve demokrasinin gelişip güçlenmesi için ortam hazırlanmıştır.

 

İlgili İnkılaplar

  • Saltanatın kaldırılması
  • Halifeliğin kaldırılması
  • Şeriye ve Evkaf Vekaleti’nin kapatılması
  • Şeriat mahkemelerinin kapatılması
  • Şeyhülislamlık makamının sona erdirilmesi
  • Medeni Kanun’un kabulü
  • 1928’de “Devletin dini İslam’dır.” maddesinin Anayasa’dan çıkarılması
  • 1937’de laiklik ilkesinin Anayasa’da yer alması
  • Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun kabulü
  • Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun’un kabul edilmesi
  • Medreselerin kapatılması
  • Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması
  • Şapka Kanunu’nun çıkarılması
  • Cumhurbaşkanı ve vekil yemininden “vallahi, billahi” gibi kullanımların çıkarılması

 

Devletçilik

Devletçilik; Türkiye’nin kendine özgü bir ekonomi siyasetidir. Atatürk’ün devletçilik politikası, özel sektörün yapamadığı ağır sermaye gerektiren yatırımların devlet eliyle yapılmasıdır. Devletçilik, karma yapıdadır ve temel tüketim malları ile önemli hizmetlerin devlet eliyle üretilmesidir. Devletçilikte, özel teşebbüse karşı olma durumu yoktur. Hatta Atatürk “Bizim devletçiliğimizde fert ve devlet birbirine karşı değil, birbirinin tamamlayıcısıdır…” demiştir. Devletçilik ilkesi halkın refah seviyesinin yükseltilmesini amaç edinmiştir. Bu yönüyle Halkçılık ilkesi ile yakından ilişkilidir.

 

İlgili İnkılaplar

  • Sümerbank’ın kurulması
  • Beş Yıllık Kalkınma Planlarıın hazırlanması ve uygulanması
  • Etibank’ın açılması
  • Maden Tetkik Arama Enstitüsü’nün açılması
  • Kamu İktisadi Teşebbüsleri’nin kurulması

 

İnkılapçılık

İnkılapçılık; Atatürk ilkeleri ve inkılaplarına bağlı kalarak bunları çağrı icaplarına göre yenilemek ve geliştirmektir. İnkılapçılık, yenileşmeye ve çağdaşlaşmaya açık bir ilkedir. Bu ilke toplumun ve kurumların dinamik olmasını sağlar ve statükoyu reddeder. İnkılapçılık ilkesi, Atatürkçü düşünce sisteminin durağan olmasını engeller. İnkılapçılığın temel hedefi her yönüyle çağdaş bir toplum haline gelmektir.

 

İlgili İnkılaplar

  • Ölçü – tartı birimlerinin değişimi
  • Miladi Tkavim’in kabulü
  • Hafta tatilinin Pazara alınması
  • Uluslar arası rakamların kullanılması
  • Kılık – Kıyafet Kanunu’nun kabul edilmesi
  • Uluslararası saat sisteminin kullanılması (Alaturka saat yerine Alafranga saat kullanılması)

Bir önceki yazımız olan Atatürk Döneminde İhracat ve İthalat başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir