Fransa ile İlişkiler ve Hatay Meselesi

Fransa ile İlişkiler ve Hatay Meselesi

Osmanlı Borçları 1933 yılında kesin bir sonuca bağlandıktan sonra Türk – Fransız ilişkiler normal bir seyir izlemeye başlamıştır. Bu dönemde Türk – Fransız ilişkilerini etkileyen en önemli olay Hatay Meselesi olmuştur. 9 Eylül 1936’da Suriye üzerinden Fransız mandasının kaldırılması ve bu ülkeye bağımsızlık verilmesi için Suriye ve Fransa arasında bir antlaşma yapılmıştır. Bu antlaşma Hatay meselesini gündeme taşımış ve Türkiye ile Fransa arasında 1939 yılına kadar süren bir uyuşmazlık konusu olmuştur.

 

Mustafa Kemal Atatürk meseleye büyük önem vermiştir. Atatürk, 1 Kasım 1936’da Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılış konuşmasında: “Bu sırada, Milletimizi gece gündüz meşgul eden başlıca büyük mesele, hakiki sahibi öz Türk olan İskenderun – Antakya ve havalisinin mukadderatıdır. Bunun üzerinde, ciddiyet ve katiyetle durmaya mecburuz…” diyerek meseleye verdiği önemi blirtmiştir. (Gönlübol, İstanbul 1998 s. 755, 756)

 

Türkiye ve Fransa arasında gerginlik sürerken Milletler Cemiyeti meseleye 14 Aralık 1936‘dan itibaren el koymuştur. Konsey 27 Ocak 1937‘de Sancak için bir statü kabul etmiştir. Bu statüye göre İskenderun kendine özgü bir anayasa ile idare edilen ayrı bir varlık olacaktı. Burası Milletler Cemiyeti’nin gözetimi altında olacak ve bu gözetim bir Fransız vasıtasıyla yürütülecekti. Fransa ve Türkiye anlaşma yaparak, Sancağın toprak bütünlüğünü birlikte garanti altına alacaklardı. Bundan sonra Sancak, Hatay adını alacaktır. 29 Mayıs 1937’de Türkiye ile Fransa arasında Hatay’ın toprak bütünlüğünü ortak garanti altına alan bir anlaşma imzalanmıştır. (Armaoğlu, 2.Yüzyıl, s. 349)

2. Dünya Savaşı’nın sinyallerinin belirmesi, Fransa’yı etkilemiş ve Doğu Akdeniz güvenliği için boğazlara sahip olan Türkiye ile dostluğun önemini hissetmişti. Bu nedenle Hatay meselesi için masa başına geldi ve iki taraf 3 Temmuz 1938’de Sancak’ın siyasi bütünlüğünü müştereken korunması kararı alınmış, iki devlet arasında 4 Temmuz 1938’de Ankara’da dostluk anlaşması yapılmıştır. Türk – Fransız anlşamsının imzalanmasından sonra iş yapılacak seçime gelmiş, Ağustos ayında yapılan seçimler sonunda Sancak meclisindeki 40 üyelikten 22’sini Türk tarafı almıştır.

Yapılan seçimlerde ilk seçmen listelerine göre Hatay’da:

  • 35.847 – Türk
  • 11.319 – Alevi
  • 5.504 – Ermeni
  • 1845 – Sunni Arap
  • 2098 – Rum (Ortodoks)

seçmen bulunduğu tespit edilmiş ve seçmen listesine göre;

  • Türk: 22
  • Alevi: 9
  • Ermeni: 5
  • Sunni Arap: 2
  • Rum (Ortodoks): 2

Toplamda 40 milletvekili çıkmıştır. (Tayfur Sökmen, Hatay’ın Kurtuluşu İçin Harcanan Çabalar, TTK, Ankara 1978, s. 14)

Resmi dilin Türkçe ve Arapça olmasına rağmen, mebuslar yeminlerini Türkçe yapmışlar ve Sancak‘a bağımsız devlet olarak Türkçe adıyla “Hatay” adını vermişlerdir. Hatay’ın bağımsız devlet olmasından sonra Türkiye ile Fransa arasındaki münasebetler süratle gelişmiştir. Eylül 1938’de kurulan Hatay Devletinin Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen ve Başbakanı da Abdurrahman Melek olmuş, Hatay bir yıl kadar bağımsız kalmıştır. Bu süre içinde Türkiye ile bu devlet arasında çok sıkı işbirliği yapılmış ve esasen Türk olan Hatay Devleti yöneticileri Hatay’ın Türkiye’ye katılması arzularını birçok vesile ile belirtmişler ve 9 Haziran 1939‘da son toplantısını yapan Hatay Meclisi oy birliği ile Anavatana katılmaya karar vermiştir. (Gönlübol, Olaylarla…, s. 132, 133)

 

Kaynak: Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, Prof. Dr. Ayhan ÖZTÜRK, Arka Oda Yayınları, 2. Baskı s. 354,  355, 356

Bir önceki yazımız olan Kapitalizm Hegemonyası Sosyal Politikanın Zavallılığı başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir