Genelleştirilmiş Ekonomi Teorisi

Genelleştirilmiş Ekonomi Teorisi

Özellikle 2. Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında, Fransa’da A. Sauvy ve R. Perroux, diğer ülkelerde Oskar Lange gibi düşünürler, birbirlerine düşman olan bu iki sistemin yetersizliğine dikkatler çekiyor, tarihçi yaklaşım ile teorik yaklaşımı uyumlaştırmaya dönük bir sentezi hedef alıyorlardı.

 

Bütün insanları içine alan, her ülkeye uygulanabilir, genelleştirilmiş bir ekonomi meydana getirmek isteyen bu görüşler, insancıl bir temenniden kaynaklanmakta idiler.

 

Genelleştirilmiş bir ekonomide üretim biçiminin temeli, önem sırasına göre, insan ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Burada iki büyük sisteme benzeyen suni bir inşa söz konusu değildir. Asıl gaye, hem kapitalizmi ve hem de sosyalizmi aşmaktadır. İnsani bir ekonomi meydana getirmek için, böyle bir çaba mecburiyeti vardır.

 

Ancak, her iki sistemi de aşmayı teklif eden bu görüşler temenniden öteye gidemiyor. Çünkü her şeyden önce, bütün ülkelere uygulanabilir genel yasalar oluşturmak, yapısal özellik ve çeşitliliğin meydana getirdiği bir sınırla karşılaşmaktadır. Teorisiz bir iktisadi sistemle bu sınırı aşmak ise, imkansız gibi görünmektedir.

 

Sistemlerin birbirlerine yaklaştığı yolundaki iddiaların ne derece doğu olduğu hususundaki tartışmalar bir yana, önemli olan bugün hemen hemen her sistemin ve ülkenin, Atatürk‘ün meseleye çözüm ararken başvurduğu metodu benimseme eğilimi içine girmiş olmasıdır.

 

Bu metod, tepeden inme, dogmatik bir bakış tarzını değil, tartışmaya açık, pragmatik ve realist bir metoddur.

 

Ülke gerçeklerinden kaynaklanan, ülkelerin tarihi geçmişi ile birlikte mevcut ekonomik ve sosyal yapısını da göz önünde bulundurarak, tespit edilen hedefler doğrultusunda karma ekonomik sistem, bugün yalnız Türkiye‘nin değil, özellikle gelişmekte olan pek çok ülkenin de benimsediği bir anlayışı yansıtmaktadır.

 

Türkiye’nin özelliği; bu yorumu Atatürk’ün önderliğinde 1920’lerde getirebilmiş olmasıdır. Uygulanmakta olan karma ekonomik sistemin, her ülkenin şartları ve sahip olduğu imkanlara göre farklılık arz etmesini ise, tabii karşılamak gerekir.

Bir önceki yazımız olan 1929 Dünya Ekonomik Buhranı başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir