Müslüman Olmayan Azınlıklara Tanınan İmtiyazlar

Müslüman Olmayan Azınlıklara Tanınan İmtiyazlar

Osmanlı İmparatorluğu‘nu açık pazar haline getirme hususunda, dini faktörlerden de yararlanan Avrupalılar, Rum, Ermeni, Yahudi gibi müslüman olmayan Osmanlı vatandaşlarını araç olarak kullanarak işlerini yürütmüşlerdir.

 

Osmanlı İmparatorluğunun idari ve hukuki rejimi sayesinde mali ve ticari bakımdan zaten avantajlı bir duruma gelmiş bulunan gayrimüslim topluluklar, batı kapitalizminin açık desteği üzerine, onların menfaat ortakları olarak, iktisadi faaliyet sahasına hakim olmuşlardır.

 

Askerlik hizmetinden muaf olmanın sağladığı avantaj sayesinde, iktisadi faaliyet sahasında etkili olan ve Avrupa dillerini öğrenerek, yabancı elçiliklerle kolayca işbirliğine giren azınlıklar elçilik mensubu görünerek, hem yabancı tüccarlar gibi kapitülasyonlardan ve hem de yerli tüccarların sahip oldukları avantajlardan yararlanmışlardır.

 

Zaten Avrupa devletlerinin Türkiye’nin içişlerine karışmasına yol açan yetkiler veren reformların gayesi, Hristiyan topluluğu avantajlı bir statüye kavuşturmaktı ki; Osmanlı İmparatorluğu‘nun en kuytu köşelerine kadar yüzlerce konsolosluk açılmış olmasının sebebi de ancak bu gaye ile izah edilebilir.

 

Yabancı Okullar ve Yurtdışına Gönderilen Öğrenciler

Bu arada, İmparatorluğun pek çok yerinde açılmış bulunan yüzlerce yabancı okulun yetiştirdiği ve büyük kısmının azınlıkların meydana getirdiği kişiler, devlet kademelerinin en can alıcı yerlerine yerleştirilerek söz konusu politikanın sürdürülmesi kolaylaştırılmış, batılı tüketim tarzının kitlelere mal edilmesine çalışılmıştır. Benzer durumu yurt dışına gönderilen öğrenciler konusunda da görmek mümkündür.

 

Osmanlı Devleti ile yakın tarihlerde kalkınma çabalarına girişen Japonya’da, yurt dışına öğrenci gönderilirken, öğrencilerin gönderileceği ülke, elemana ihtiyaç duyulan saha ve yollanılacak öğrencilerin seçiminde çok titiz davranılmış ve bu çabalar oldukça planlı bir biçimde yürütülmüştür. Öğrenciler yollanırken yanlarında (neredeyse her öğrenciye bir müfettiş düşecek kadar) çok sayıda müfettiş de yollanmış, en kısa sürede ve en iyi derecede yetişip dönmeleri sağlanmıştır.

 

Öğrencilerin uzmanlaşmak üzere yollandıkları alanlara bakıldığında hemen hemen tümünün; sanayi, teknoloji ve fen bilimleri dalları olduğunu görüyoruz. Osmanlı İmparatorluğu‘nda ise durum bu açıdan çok farklı. Avrupa’ya yollanan öğrencilerin hemen hemen tümü, Paris, Londra ve Viyana‘da; gazetecilik, edebiyat, resim ya da müzik gibi alanlarda çalışma yapmışlar, sadece çok az bir kısmı askeri teknoloji konusunda eğitim görmüştür.

 

Bu durum, bir taraftan Osmanlı Devletinin sanayileşme yolundaki çabalarını olumsuz yönde etkilemiş, diğer taraftan da Batılılaşmayı; Batılı gibi giyinmek, yaşamak, düşünmek olarak alan taklitçi bir aydın tipinin çıkmasına sebep olmuştur.

Bir önceki yazımız olan Osmanlı Ordu Teşkilatı başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir