SULTAN I. KILIÇ ARSLAN’IN MUSUL SEFERİ

SULTAN I. KILIÇ ARSLAN’IN MUSUL SEFERİ

Büyük Selçuklu Sultanı Muhammed Tapar, 1105 yılı İlkbaharında I. Kılıç Arslan’ın Büyük Selçuklu Devleti’ne bağlı Diyarbakır ve el-Cezîre bölgelerini ele geçirmek düşüncesinde olduğunu öğrenmiş ve bu girişimini önlemeye çalışmıştır. Zira Selçuk Bey‘in oğulları Arslan Yabgu ile Mikail’in torunları arasındaki saltanat rekabeti hala devam etmekte idi. (Kaynak 1)

I. Kılıçarslan

Selçuk Bey‘in en büyük oğlu Arslan Yabgu‘nun çocukları, Büyük Selçuklu tahtında kendilerinin de hakları olduğunu iddia ediyorlardı. Bu sebeple I. Kılıç Arslan da dedesi Kutalmış’dan beri süre gelen Büyük Selçuklu tahtını ele geçirmek çabasından vazgeçmemişti. O halde, I. Kılıç Arslan‘ın, Anadolu’ya ilerlemesi, bu kez, sadece Haçlılarla savaş yapmaya yönelik bir düşünceye dayanmamıştır. Aksine bu girişim, I. Kılıç Arslan’ın Sultan Berkyaruk’un ölümünden sonra artık Büyük Selçuklu tahtı üzerinde hak iddiasında bulunmak fırsatının kendisi için doğmuş olduğuna inandığını göstermiştir. (Kaynak 2)

 

Bundan dolayı I. Kılıç Arslan, daha Anadolu seferine çıkmadan önce, bu bölgedeki olaylarla yakından ilgilenen Sultan Muhammed Tapar, 1105 yılında, sadece siyaset gereği Musul’da vali bıraktığı, fakat hiç güvenmediği Emîr Çökürmüş’ü buradan uzaklaştırmaya çalışmıştır. Onun Türkiye Selçuklu Sultanı I. Kılıç Arslan ile gizli bir anlaşma içinde olduğundan kuşkulanmıştır. Bu sebeple 1106 yılında Diyarbakır, el-Cezîre ve Musul’ un idaresini Emîr Çavlı’ya vererek Çökürmüş’ den kurtulmak istemiştir. Emîr Çökürmüş topladığı orduyla Emîr Çavlı’ya karşı ne kadar direnmiş olsa da yapılan savaşta mağlup olmuş ve esir düşmüştür. (Kaynak 3)

 

Emîr Çavlı ise Musul‘u kolayca ele geçirmek amacıyla yanına Emîr Çökürmüş‘ü alıp şehrin önüne gelmiştir. Fakat ihtiyar Emîr Çökürmüş, surlar önünde ölmüştür. Bunun üzerine Musul halkı, şehri Çavlı’ya teslim etmeyip Çökürmüş’ün 11 yaşındaki oğlu Zengi‘yi başlarına geçirdikten sonra Sultan I. Kılıç Arslan‘a haber göndermiş ve ondan Musul’a gelip idareyi eline almasını istemişlerdir.

 

Malatya’da bulunduğu esnada bu haberi alan I. Kılıç Arslan, teklifi kabul ederek ordusuyla birlikte hemen Musul’a doğru yola çıkmıştır. Onun yaklaşması ve Nusaybin’e varması üzerine Çavlı, Musul önünden ayrılarak Sincar’a gitmiştir. Artukoğlu İlgâzi ile Çökürmüş‘ün adamlarından bir kısmı da Çavlı’nın tarafına geçmiştir. Bu sırada Çavlı, Haleb Selçuklu Meliki Rıdvan’dan Haçlılara karşı beraberce savaşmak için kendisini Suriye’ye çağıran bir mektup alınca, bu defa Sincar’dan Rahbe’ye gitmiştir. Bu arada Nusaybin’de Sultan I. Kılıç Arslan‘ı karşılayan Musul ileri gelenleri, ondan kendilerine dokunulmayacağı hususunda söz vermesini rica etmişlerdir. (Kaynak 4)

 

Buna mukâbil I. Kılıç Arslan da onlardan kendisine bağlı kalacaklarına dair yemin almıştır. Ardından hep birlikte yola çıkılmış ve I. Kılıç Arslan 22 Mart 1107 Cuma günü Musul’a girmiştir. Çökürmüş’ün oğlu Zengi ve adamları ile Musul halkı onu sevinç gösterileri içinde merasimle karşılamışlardır. Şehrin iç kalesini kale muhafızı Oğuzoğlu (Guzoğlu)‘ndan teslim alan I. Kılıç Arslan, Musul’ a hâkim olmuştur. İlk iş olarak Büyük Selçuklu Sultanı Muhammed Tapar adına okunan hutbeyi kendi adına çevirmiş ve böylece bağımsız bir müstakil devlet olmak istemiştir. (Kaynak 5)

 

Askere ve halka çok iyi davranan I. Kılıç Arslan, onlara ağır gelen bazı vergileri kaldırmıştır. Şehrin yönetimi için yeni atamalarda bulunmuştur. Kadı Ebû’l Muhammed Abdullah eş-Şehrizuri‘yi Musul kadılığına, Ebû’l-Berekat Muhammed‘i şehrin reisliğine tayin etmiştir. Herkese adaletle davranmıştır. Çıkacak her türlü fitneyi önlemek amacıyla; “Kim başkası aleyhinde konuşursa, söyleyeni öldürürüm” diye bir ferman yayınlatmıştır. Bu arada Çökürmüş’ün Harran Savaşı’nda 7 Mayıs 1104 esir aldığı ve üç yıldan beri Musul’ da hapis bulunan Urfa Haçlı Kontu II. Baudouin du Bourg, I. Kılıç Arslan’ ın eline geçmiştir. Fakat I. Kılıç Arslan, birkaç ay sonra Çavlı’ ya karşı giriştiği savaşta ölünce, esir Urfa Haçlı Kontu, bu kez Çavlı’nın eline geçmiş ve bir yıl sonra da onun tarafından serbest bırakılmıştır. (Kaynak 6)

 

KAYNAKLAR

Kaynak 1: Abdülkerim Özaydın, Sultan Muhammed Tapar Devri Selçuklu Tarihi (498-511/1105-1118), Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 1990, s. 60.

Kaynak 2: Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, s. 136.; Özaydın, a.g.e., s. 60-61.

Kaynak 3: Cihan Piyadeoğlu, “Büyük Selçuklu Devleti Emîri Atabeg Çavlı Sakâvû” İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Dergisi, İstanbul 2003, S. 38, s. 37-40.

Kaynak 4: Turan, a.g.e., s. 137

Kaynak 5: Özaydın, a.g.e., s. 60-61.; Demirkent, a.g.e., s. 60

Kaynak 6: Demirkent, a.g.e., s. 61

Bir önceki yazımız olan Anadolu Selçuklularının Yıkılma Nedenleri başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Share