Uygurca Türk Yazı Dilinin Tarihi Gelişimi

Uygurca Türk Yazı Dilinin Tarihi Gelişimi

742 yılında Basmıl ve Karluklarla birleşerek Köktürklere karşı ayaklanan Uygurlar, Köktürk devletini yıkarak 745 yılında Uygur Kağanlığı‘nı kurdular. Ötüken bölgesini bırakarak, Tarım havzası bölgesinde vaha şehirlerine yerleşen Uygurlar, Çin ve Soğdlularla ilişkileri sonucunda konar göçer hayatlarını bırakarak yerleşik hayata geçmişler.

 

Kutluk Bilge Kül Kağan ve oğlu Moyun Çor ile Bögü Kağan zamanında her alanda oldukça güçlü konuma gelmişlerdir. Beşbalık, Bezeklik, Kara-hoço gibi önemli Türk şehirleri kurmuşlardır. Yerleşik hayatın tesiri ve yaşadıkları bölgenin bir ticaret alanı olması nedeniyle, değişik kültürlerden etkilenmişler, eski inanç sistemini terk ederek Budizm, Maniheizm gibi inançları hatta bir kısmı da Hristiyanlığı benimsemişlerdir.

 

Uygurlardan kalan yazılı metinlerde ve kullandıkları alfabelerde bu inançların izlerini görmek mümkündür. 840 yılında Kırgız Türkleri ile yaptıkları bir savaşta yenilerek dağılan Uygurlar, Doğu Türkistan bölgesine çekilip, Uygur ve Sarı Uygur adlarıyla Çin hakimiyetindeki bu bölgede halen yaşamaktadırlar.

 

Uygurcanın yazıya geçirilmesinde; Köktürk alfabesi, Uygur alfabesi, Soğd alfabesi, Mani yazısı, Brahmi yazısı ve Tibet yazısı kullanılmıştır. Uygurlar başlangıçta Köktürk yazısıyla taşlar üzerine yazılar yazarken, daha sonra diğer yazı türlerini kullanarak kağıtlar üzerine yazılmış metinler oluşturmuşlardır. Hatta, tahta üzerine oyulmuş Uygur harfleriyle baskı sistemini kullanmış olmaları nedeniyle; İngiliz Bilgini Carter ve Macar Türkolog Rasonyi matbaanın ilk mucitleri olarak Uygurları kabul etmektedir.

 

Sogd alfabesinden geliştirildiği sanılan ve sağdan sola doğru yazılan Uygur alfabesinde 18 harf vardır. Birbirine yakın “b, p, f” gibi harfler bir işaretle gösterilmiştir. Türkçenin yazımına pek uygun olmayan bir alfabedir.

 

Uygurlardan, Köktürk (Göktürk) alfabesiyle taşa yazılmış, Taryat yazıtı, Şine – Usu yazıtı, Sevrey yazıtı, Kara Balgasun yazıtı, Hoytu Tamir ve Gurbalçin yazıtları günümüze ulaşmıştır. Bunların yanında, Uygur sahasında yapılan kazılarda kağıt ve ağaç kabuğuna yazılmış; Altun Yaruk, Sekiz Yükmek, Kuanşi im Pusar, Kalyanamkara ve Papamkara gibi din konusunu işleyen binlerce belge ile birçok minyatür bulunmuştur. Bu eserler çeşitli Avrupa ülkeleri ile Japonya’ya götürülmüştür. Bu eserlerden bir kısmı Alman Binler W. Bang ve Anna Maria von Gabain tarafından Türkische Turfan Texte adıyla yayınlamıştır.

 

Kaynaklar:

İnce, Yılmaz; Demirayak, Osman; Kılıçoğlu, Adem; Türk Dili ve Kompozisyon Bilgileri, Trabzon, 2009

Bir önceki yazımız olan Türk Dilinin Tarihi Devirleri başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir